Teknolojinin Rolü: Geleceğin İş Güvenliği Teknolojileri

Teknolojinin Rolü: Geleceğin İş Güvenliği Teknolojileri

İş sağlığı ve güvenliği (İSG) alanındaki teknolojik yenilikler, çalışma ortamlarını daha güvenli hale getiriyor. Gelişen dijitalleşme ile birlikte, yapay zeka, IoT, robotik sistemler ve giyilebilir teknolojiler, iş kazalarını önlemekte kritik rol oynamaktadır. Peki, gelecekte iş güvenliği nasıl şekillenecek? Bu yazıda, bu teknolojilerin işyerlerinde nasıl devrim yarattığını keşfedeceğiz.

1. Yapay Zeka ve Erken Uyarı Sistemleri

Yapay zeka (AI) ve makine öğrenmesi, iş güvenliğini artırmada büyük bir potansiyel sunuyor. AI tabanlı sistemler, büyük veri analizi yaparak potansiyel riskleri önceden tespit edebilir ve çalışanları tehlikeler konusunda uyarabilir. AI ile Erken Uyarı teknolojileri, özellikle üretim tesislerinde kazaların önüne geçebilir.

Örneğin:
Yapay zeka destekli sensörler, iş sağlığı ve güvenliği alanında önemli bir rol oynamaktadır. Bu sensörler, çalışanların hareketlerini ve çevresel koşulları sürekli olarak izler, herhangi bir olağandışılık tespit edildiğinde ise anında müdahaleyi tetikleyerek güvenliği sağlar. Bu sensörler, yapay zeka algoritmaları sayesinde, çalışanların fiziksel durumlarını, iş yerindeki hareketlerini ve ortam koşullarını analiz eder.

Bir çalışan normalden daha hızlı veya düzensiz hareket ediyorsa, bu durum, bir sağlık sorununun veya bir kaza riskinin habercisi olabilir. Sensörler, bu gibi durumları tespit ederek, hem çalışana hem de yöneticilere anında uyarılar gönderir.

Türkiye’den Örnek:

Türkiye’de, özellikle inşaat sektöründe, iş güvenliği alanında yapay zeka destekli sensörlerin kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Bir örnek olarak, İstanbul’da yapılan büyük inşaat projelerinde, iş güvenliği için geliştirilen giyilebilir cihazlar kullanılmaktadır. Bu cihazlar, çalışanların hareketlerini izleyerek, hareketlerin hızlanması veya duruşun bozulması gibi durumlarda uyarı verir. Ayrıca, işçilerin yüksek noktalarda çalıştığı inşaat alanlarında, cihazlar düşme riskini algılayarak, anında uyarılarla güvenlik önlemlerinin alınmasını sağlar. Böylece, işçilerin sağlığı korunur ve kaza oranları önemli ölçüde azalır.

Dünyadan Örnekler:

Dünyada da bu tür teknolojilerin kullanımı giderek artmaktadır. ABB ve Bosch gibi dünya çapında teknoloji firmaları, üretim alanlarında çalışanların güvenliğini artırmaya yönelik yapay zeka destekli sensörler geliştirmiştir. Bu sensörler, özellikle otomotiv ve elektronik üretim hatlarında kullanılıyor. ABB’nin geliştirdiği sistem, robotların ve çalışanların etkileşimde olduğu alanlarda hareketleri izler ve herhangi bir tehlike anında hızlıca müdahale eder. Özellikle robotların insanlarla ortak çalıştığı yerlerde, bu tür sensörler, insanları robotların hareketlerinden koruyarak kazaların önüne geçer. Örneğin, robot bir parça taşırken, sensörler, yakınındaki bir işçiyi fark ettiğinde robotun hızını yavaşlatabilir veya hareketini durdurabilir.

Bir diğer örnek ise Wearable Technologies tarafından geliştirilen “akıllı kasklar” ve “giyilebilir sağlık izleme cihazları”dır. Bu cihazlar, dünya genelinde inşaat ve maden sektörlerinde yaygın olarak kullanılıyor. Bu kasklar, çalışanların başlarına takılmakta ve aynı zamanda çevreyi izleyebilecek sensörlere sahip olmaktadır. Bu kasklar, sadece düşme gibi durumları algılamakla kalmaz, aynı zamanda çalışanların nabızlarını, vücut sıcaklıklarını, kalp atışlarını ve daha birçok biyometrik verisini takip eder. Eğer bu verilerde olağandışı bir durum tespit edilirse, kask hemen uyarı verir ve çalışanın sağlığı tehdit altında ise hızlı bir şekilde sağlık ekipleri devreye girebilir.

Bir başka örnek ise Honeywell‘in geliştirdiği IoT tabanlı sensörlerdir. Honeywell, tesislerdeki gaz sızıntıları, tehlikeli kimyasal maddelerin varlığı veya diğer çevresel tehlikeleri tespit etmek için yapay zeka destekli sensörler kullanmaktadır. Bu sensörler, sürekli olarak hava kalitesini izler ve normalden sapmalar fark edildiğinde, hem yönetim hem de çalışanlar anında uyarılır. Bu sayede, tehlikeli gazların solunması gibi sağlık sorunlarının önüne geçilir ve patlama veya yangın gibi kazalar engellenir.

Yapay zeka destekli sensörler, çalışanların güvenliğini artırmak için büyük bir potansiyele sahiptir. Hem Türkiye’de hem de dünyada, bu teknolojilerin kullanımı arttıkça iş kazalarının önlenmesi konusunda önemli bir ilerleme kaydedilmektedir. Teknolojinin sağladığı bu güvenlik katmanı, sadece fiziksel kazaları önlemekle kalmaz, aynı zamanda çalışanların sağlıklarını ve işyerindeki genel güvenlik ortamını iyileştirir.


2. Giyilebilir Teknolojiler: Sağlığınız Her An İzleniyor

Giyilebilir teknolojiler, çalışanların sağlık durumlarını gerçek zamanlı olarak izlemekte önemli bir rol oynar. Akıllı bileklikler, başlıklar ve giyilebilir sensörler, kalp atış hızını, vücut sıcaklığını ve stres seviyelerini izler. Bu cihazlar, anormal bir durum tespit ettiğinde, kullanıcıya veya yöneticilere uyarı gönderir.

Örnek:
İnşaat işçileri için geliştirilen akıllı kasklar, iş sağlığı ve güvenliği konusunda önemli bir yenilik sunmaktadır. Bu kasklar, sadece başa gelen darbeleri algılamakla kalmaz, aynı zamanda çevresel tehlikeleri de tespit ederek çalışanların güvenliğini artıran kritik uyarılar gönderir. Akıllı kasklar, genellikle sensörler ve IoT teknolojileri ile donatılır, bu sayede işçilerin maruz kaldığı potansiyel riskleri gerçek zamanlı olarak izler. Örneğin, bir işçi yüksekten düşerse veya başına bir darbe alırsa, kask hemen alarm verir. Aynı şekilde, ortamda aşırı gürültü seviyeleri veya toksik gazlar tespit edildiğinde de derhal uyarılar gönderilir. Bu tür önlemler, kazaların ve sağlık sorunlarının önüne geçilmesine yardımcı olur.

Türkiye’den Örnek:

Türkiye’de, özellikle büyük inşaat projelerinde akıllı kasklar giderek daha fazla kullanılmaktadır. İstanbul’daki Yeni Havalimanı inşaatında, işçilerin güvenliğini sağlamak için akıllı kasklar ve giyilebilir sensörler kullanılmaktadır. Bu kasklar, işçilerin kafasına gelen darbeleri tespit etmenin yanı sıra, ortam koşullarını da izler. Örneğin, yüksek gürültü seviyeleri veya kimyasal madde sızıntıları algılandığında, bu kasklar çalışanları uyarır ve yöneticilere anında bildirim gönderir. Ayrıca, bazı kasklarda GPS teknolojisi bulunur; bu sayede işveren, çalışanlarının nerede olduğunu sürekli takip edebilir ve olası bir acil durum anında hızlıca müdahale edebilir.

Bir başka örnek ise Zeytinburnu’nda yapılan yüksek katlı bir inşaat projesinde, kaskların yanı sıra işçilerin giydiği akıllı yelekler de kullanılmaktadır. Bu yelekler, işçilerin kalp atış hızını, vücut sıcaklığını ve genel sağlık durumlarını izlerken, başlarına alınan darbeler veya çevresel tehlikeler hakkında da anlık uyarılar göndermektedir.

Dünyadan Örnekler:

Dünyada, akıllı kasklar özellikle büyük inşaat firmaları tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Örneğin, Caterpillar, dünyaca ünlü bir inşaat ekipmanları üreticisi, inşaat işçileri için akıllı kasklar geliştirmiştir. Bu kasklar, görsel ve sesli uyarılar sağlayarak, çalışanları çevresel tehlikeler hakkında bilgilendirir. Ayrıca, kasklar GPS izleme özelliğine sahiptir ve bu sayede işçi, yüksek riskli bir alana girdiğinde, işverenine anında uyarı gönderilir. Özellikle büyük inşaat alanlarında, bu kasklar yalnızca güvenlik sağlamakla kalmaz, aynı zamanda kaybolan işçilerin hızlıca tespit edilmesini de mümkün kılar.

Bir diğer örnek ise ProGlove tarafından üretilen akıllı eldivenler ve kasklardır. Bu sistem, sadece iş güvenliğini artırmakla kalmaz, aynı zamanda iş süreçlerini daha verimli hale getirir. ProGlove, iş yerlerinde aşırı gürültü seviyelerini algılayan sensörler entegre etmiştir. Bu tür teknolojiler, işçilerin sesli uyarılarla gürültülü ortamlarda daha dikkatli olmalarını sağlar. Özellikle büyük inşaat sahalarında, gürültü seviyesinin yüksek olduğu zamanlarda, bu uyarılar işçilerin sağlıklarını koruyarak, uzun vadeli işitme kayıplarının önüne geçer.

ABB ve Bosch gibi diğer global teknoloji şirketleri de akıllı kasklar konusunda yatırımlar yaparak, iş güvenliği alanında yenilikçi çözümler sunmaktadır. ABB tarafından geliştirilen akıllı kasklar, işçilerin başlarına alınan darbeleri tespit etmenin yanı sıra, çevresel faktörlere karşı da sensörler aracılığıyla koruma sağlar. Kasklar, işyerindeki gaz sızıntıları, oksijen seviyeleri gibi tehlikeli durumları algılayarak, işçilerin erken uyarı almasını sağlar.

Akıllı kasklar, inşaat sektöründe işçilerin güvenliğini artıran önemli teknolojik araçlar haline gelmiştir. Türkiye ve dünya genelinde, bu tür teknolojiler giderek yaygınlaşmakta ve inşaat sahalarında fiziksel ve çevresel risklerin tespit edilmesini kolaylaştırmaktadır. İşçilerin başlarına darbeler, yüksek gürültü, kimyasal gazlar gibi tehlikeler konusunda anında uyarılar alması, iş kazalarının önlenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Gelecekte bu tür teknolojilerin daha da gelişerek, iş güvenliğini daha proaktif bir şekilde sağlayacağı öngörülmektedir.


3. Nesnelerin İnterneti (IoT) ile Akıllı Çalışma Alanları

Nesnelerin interneti (IoT) teknolojisi, makinelerin ve sensörlerin birbirine bağlanmasını sağlar. Bu, işyerlerinde güvenliği izlemeyi ve müdahale etmeyi kolaylaştırır. IoT cihazları, makinelerin arızalarını erken tespit edebilir, hava kalitesini ölçebilir veya yangın güvenliği sistemlerini izleyebilir.

IoT Sensörleri ile Fabrikalarda Proaktif Güvenlik ve Verimlilik Sağlanması

Endüstriyel tesislerde kullanılan IoT sensörleri, makinelerin ve ekipmanların performansını sürekli olarak izleyerek, potansiyel arızaları erken tespit etmek ve güvenlik risklerini azaltmak için büyük bir avantaj sunmaktadır. Bu sensörler, makinelerdeki titreşim, sıcaklık, basınç ve diğer kritik parametreleri gerçek zamanlı olarak izler. Eğer bir makinenin belirli bir parametresi, normal değerlerin dışına çıkarsa, sistem hemen merkezi güvenlik yönetim sistemine bir uyarı gönderir. Bu sayede, çalışanlar, makinelerdeki arızaların daha ciddi sorunlara dönüşmeden önce farkına varabilir ve gerekli önlemler alabilirler.

IoT Sensörlerinin Fabrikalarda Kullanımına Örnekler

Türkiye’den Örnekler:

Türkiye’de, özellikle otomotiv ve beyaz eşya üretim sektörlerinde, IoT tabanlı sensörlerin kullanımı yaygınlaşmaktadır. Türk Telekom ve Karel gibi teknoloji şirketleri, üretim hatlarında kullanılan makinelerdeki IoT sensörleri ile erken uyarı sistemleri kurmaktadır. Bu sensörler, makinelerdeki sıcaklık artışı, motor titreşimi veya aşırı basınç gibi potansiyel arıza işaretlerini algılar ve operatörleri anında bilgilendirir. Örneğin, Ford Otosan‘un İzmit Fabrikası‘nda kullanılan IoT sensörleri, üretim hatlarındaki makineleri sürekli izleyerek, bakım ihtiyacı doğmadan önce makine arızalarını tespit eder. Bu sayede, üretim hattındaki olası aksaklıklar önceden engellenir ve üretim kesintileri minimuma indirilir.

Bir diğer örnek, Arçelik’in Beylikdüzü fabrikasıdır. Burada, IoT sensörleri kullanılarak tüm üretim makineleri anlık olarak izlenmektedir. Bu sensörler, makinelerin çalışma koşullarını gözlemleyerek, anormal bir durum tespit edildiğinde, sistem operatörleri ve bakım ekiplerine bildirim gönderir. Örneğin, bir buzdolabı üretim hattındaki soğutma sistemi aşırı ısınmaya başlarsa, sensörler bunu algılar ve cihazın zarar görmeden önce soğutma işlemi optimize edilir ya da cihaz devre dışı bırakılır.

Dünyadan Örnekler:

Dünyada, endüstriyel IoT sensörlerinin kullanımına ilişkin örnekler de oldukça yaygındır. General Electric (GE), IoT sensörleri ile donatılmış Predix platformunu geliştirmiştir. Predix, makinelerden veri toplayarak bu verileri analiz eder ve üretim tesislerinin verimliliğini artırırken, olası arızaları erken tespit eder. Örneğin, GE’nin petrol ve gaz tesislerinde, makinelerdeki titreşim seviyeleri sürekli izlenir. Eğer bir pompada anormal bir titreşim fark edilirse, sistem hemen uyarı verir ve bakım ekibi yönlendirilir. Bu tür önleyici bakım uygulamaları, ciddi arızaların ve iş kazalarının önüne geçilmesini sağlar. Ayrıca, GE’nin sağlık sektöründe kullandığı IoT sensörleri, hastanelerdeki medikal cihazları izleyerek olası arızaları önceden tespit eder, böylece hasta güvenliği sağlanır.

Siemens, üretim süreçlerinde verimliliği artırmak amacıyla MindSphere adlı IoT platformunu kullanmaktadır. MindSphere, sensörlerden aldığı verilerle makinelerin çalışma durumunu sürekli izler ve makine arızalarına dair analizler sunar. Siemens’in Almanya’daki Amberg fabrikasında, bu sistem sayesinde makinelerdeki anormallikler tespit edilmekte ve bakım süreçleri daha planlı bir şekilde yürütülmektedir. Örneğin, bir üretim hattındaki robot kolunun hareketlerinde beklenmedik bir duraksama tespit edildiğinde, IoT sensörleri operatörlere anında bildirim gönderir ve arızaya yol açmadan müdahale edilir.

Bir diğer örnek ise Volkswagen’in Almanya’daki Zwickau fabrikasıdır. Burada, tüm üretim hatları IoT sensörleriyle donatılmıştır. Bu sensörler, makinelerdeki her türlü küçük anormalliği tespit eder ve merkezi güvenlik sistemine iletir. Eğer bir makinede herhangi bir arıza tespit edilirse, bu bilgi bakım ekibine iletilir ve makineler durmadan önce gerekli önlemler alınır. Bu proaktif yaklaşım, üretim kesintilerini minimize ederken aynı zamanda işçilerin güvenliğini de sağlar.

IoT sensörleri, fabrikalarda yalnızca verimliliği artırmakla kalmaz, aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği açısından önemli bir rol oynar. Türkiye ve dünya genelinde, bu sensörlerin kullanımıyla makineler izlenerek potansiyel arızalar önceden tespit edilir ve güvenlik riskleri minimize edilir. IoT destekli bu tür sistemler, makinelerdeki arızaları hızla belirleyerek, işçilerin tehlikeye girmeden gerekli bakım ve onarımların yapılmasını sağlar. Ayrıca, bu tür teknolojilerin kullanımı, fabrikalarda daha verimli ve daha güvenli çalışma ortamları yaratılmasına katkı sağlar.


4. Robotlar ve Otomasyon: İnsanları Tehlikelerden Uzak Tutun

İş sağlığı ve güvenliği robotları, özellikle tehlikeli işlerde çalışanların yerine geçebilir. Kimyasal maddelerle çalışan fabrikalar, yüksek riskli inşaat alanları veya maden ocakları gibi yerlerde robotik sistemler kullanılarak insan sağlığı korunabilir. Bu, çalışanların yaralanma risklerini önemli ölçüde azaltır.

Örnek:
İnşaat alanlarında robotlar, ağır yükleri taşır ve tekrarlayan işlerde kullanılabilecek makinelerin bakımını yapar.


5. Sanal Gerçeklik (VR) ve Artırılmış Gerçeklik (AR) ile Eğitim ve Simülasyonlar

Sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) teknolojileri, iş güvenliği eğitimlerinin kalitesini artırıyor. Bu teknolojiler, çalışanlara tehlikeli durumlarla simüle edilmiş ortamlarda deneyim kazandırır. VR ve AR eğitimleri, çalışanların gerçek tehlikelerle karşılaşmadan acil müdahale ve güvenlik önlemleri konusunda beceri kazanmasını sağlar.

Örnek:
Bir VR uygulaması, çalışanları yüksekten düşme veya yangın gibi tehlikelerle simüle edilmiş ortamlarda buluşturur, böylece gerçek bir kazaya karşı hazırlıklı olmalarını sağlar.


6. İSG Yazılımları ve Veri Analitiği ile Risk Yönetimi

İSG (İş Sağlığı ve Güvenliği yazılımları) yazılımları, işyerindeki güvenlik uygulamalarını yönetmek ve izlemek için kullanılır. Bu yazılımlar, güvenlik denetimlerini, risk analizlerini ve çalışan eğitimlerini dijital ortamda takip etmeye olanak tanır. Veri analitiği sayesinde, geçmişteki güvenlik verileri analiz edilerek, gelecekteki riskler daha doğru tahmin edilir.

Örnek:
İSG yazılımları, iş kazası raporlarını, güvenlik denetimlerini ve sağlık bilgilerini dijital ortamda saklayarak iş güvenliğine yönelik stratejiler oluşturur.


Sonuç: Teknoloji ile Güvenli Bir Gelecek

Teknolojik yenilikler, iş sağlığı ve güvenliği alanında devrim yaratıyor. Yapay zeka, IoT, robotik sistemler, giyilebilir cihazlar ve VR/AR uygulamaları, işyerlerinde güvenliği sağlamak için güçlü araçlar sunmaktadır. Bu teknolojiler sayesinde, iş kazaları azaltılabilir, çalışanların sağlığı korunabilir ve daha güvenli bir çalışma ortamı yaratılabilir. Gelecekte iş sağlığı ve güvenliği, teknolojinin sunduğu imkanlarla daha da güvenli hale gelecek.

Sümeyye ARSLAN