
Tedarik Zincirinde Şeffaflık: IKEA’nın IWAY Sistemi Üzerinden Bir İnceleme
Özet
Küresel tedarik zincirleri giderek karmaşıklaşmakta, bu durum ise şeffaflık ve etik denetimi işletmeler için stratejik öneme sahip bir konu haline getirmektedir. Bu çalışmada IKEA’nın 2000 yılında uygulamaya koyduğu IWAY (The IKEA Way) sistemi ele alınarak tedarik zincirinde şeffaflık, sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk alanlarındaki katkıları analiz edilmiştir. Sistem bileşenleri, uygulama süreci, karşılaşılan zorluklar ve elde edilen sonuçlar üzerinden yapılan değerlendirme ile IWAY’in sektör genelinde örnek oluşturabilecek bir yönetişim modeli sunduğu ortaya konulmuştur.
Giriş
Küresel Tedarik Zincirlerinde Şeffaflık İhtiyacı Küreselleşme ile birlikte şirketlerin tedarik zincirleri yalnızca maliyet odaklı değil, aynı zamanda etik ve sürdürülebilirlik yönünden de değerlendirilmektedir. Tüketici, yatırımcı ve düzenleyici kurumlar artık üretim süreçlerinin izlenebilir ve hesap verebilir olmasını talep etmektedir (Forbes Insights, 2023).
Bu çerçevede şeffaflık, sadece bir kurumsal sosyal sorumluluk unsuru değil, aynı zamanda itibar yönetimi ve risk azaltma stratejisi olarak ele alınmalıdır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde tedarik faaliyetlerini sürdüren çok uluslu şirketler için bu alan, ciddi bir yönetişim problemine dönüşebilmektedir.
IWAY’in Doğuşu ve Sistematik Yaklaşımı
1990’ların sonunda IKEA, bazı tedarikçileriyle ilgili çocuk işçiliği ve kötü çalışma koşulları iddialarıyla gündeme gelmiş, bu durum kurumsal itibarını zedelemiştir. 2000 yılında uygulamaya koyduğu IWAY sistemi, bu krizi stratejik bir dönüşüme çevirme adımı olmuştur (Howard, 2021).
Sistem Yapısı
IWAY sistemi üç seviyede yapılandırılmıştır:
IWAY Musts: Asgari kabul kriterleri
IWAY Standard: Orta vadeli sürdürülebilirlik hedefleri
IWAY Plus: İleri düzey sosyal ve çevresel sorumluluk adımları
Bu yapı, sistemin yalnızca denetleyici değil, aynı zamanda sürekli gelişim odaklı olmasını sağlamaktadır.
Temel Bileşenler: İnsan Hakları, Çevre ve Denetim
IWAY’in temel bileşenleri beş ana başlık altında toplanabilir:
Alan Uygulama İlkesi
- İnsan Hakları Çocuk işçiliği ve zorla çalıştırmanın kesin olarak yasaklanması
- Çalışma Koşulları Güvenli iş ortamı, makul saatler, sendika özgürlüğü
- Ücretlendirme Adil ücret politikası, yasal sınırların üzerinde ödeme
- Çevre Standartları Atık kontrolü, emisyon azaltımı, doğal kaynakların korunması
- Denetim ve Takip Sürekli izleme, haberli ve habersiz denetimler, dijital izleme
- Bu yapı sayesinde sistem yalnızca tedarikçiyi değil, tüm üretim zincirini kapsayan bir izlenebilirlik mekanizması sunmaktadır.
Uygulama Süreci ve Karşılaşılan Zorluklar
IWAY, teoride etkin bir yapı sunsa da, uygulamada çeşitli zorluklarla karşılaşılmıştır:
- Alt Tedarikçiler: IKEA tedarikçisinin tedarikçisi (Tier 2 ve altı) genellikle sistemin dışında kalmaktadır.
- Sahte Uyum: Denetim günlerine özel “uyum tiyatrosu” sergilenmesi (Bain & Company, 2023).
- Yerel Kültür Farklılıkları: Çalışma saatleri ve sendikal haklar gibi konularda kültürel normlarla çatışmalar yaşanabilmektedir.
IKEA bu sorunları çözmek amacıyla yerel denetim ekipleri kurmuş, tedarikçi eğitimine yatırım yapmış ve sistemin dilsel, kültürel adaptasyonunu geliştirmiştir.
Etkiler ve Başarı Ölçütleri
Bağımsız kuruluşlar ve akademik çalışmalar IWAY’in belirgin sosyal ve çevresel kazanımlar sağladığını göstermektedir:
Tedarikçi firmalarda iş kazalarında %35 azalma
Çocuk işçiliğinde hedef bölgelerde %70’e varan düşüş
IKEA’nın karbon ayak izinde %17 azalma (Global Compact Turkey, 2024)
Bu çıktılar, sistemin yalnızca belge bazlı değil, saha bazlı dönüşüm sağladığını kanıtlamaktadır.
Eleştirel Yorum: IWAY Modelinin Yenilikçi Yönleri
IWAY yalnızca denetim sisteminden ibaret değil, aynı zamanda bir öğrenen organizasyon modeli olarak değerlendirilebilir. Şirket, yalnızca “uyum” değil, aynı zamanda “diyalog” esasına dayanan bir yapı kurmuştur. Bu yönüyle IWAY, geleneksel denetim modellerinden ayrılmakta ve daha katılımcı bir yönetişim önerisi sunmaktadır.
Bununla birlikte sistemin şeffaflığı, halka açık denetim raporlarının yetersizliği gibi yönlerden eleştirilebilir. IKEA’nın bu süreci daha açık ve iş birliğine dayalı bir biçimde yönetmesi, IWAY’in küresel rol model etkisini artıracaktır.
Sonuç ve Öneriler
IWAY sistemi, etik tedarik zinciri yönetimi alanında başarılı bir örnek teşkil etmektedir. Gerek sistemin evrilebilir yapısı, gerekse sosyal etki düzeyi açısından birçok şirket için model alınabilecek niteliktedir.
Öneriler:
IWAY benzeri sistemlerin sektör bağımsız olarak uygulanması için kamu-özel ortaklıkları geliştirilebilir.
Şirketler sadece uyum değil, etki temelli metrikler belirlemelidir.
Şeffaflık için denetim raporlarının halka açık, dijital platformlarda yayınlanması sağlanmalıdır.
Kaynakça
Bain & Company. (2023). Challenges in Supply Chain Compliance.
Forbes Insights. (2023). Consumer Expectations on Corporate Ethics.
Global Compact Network Turkey. (2024). Yerel Uygulamalarla IWAY Etkisi.
Howard, S. (2021). Interview on IKEA Sustainability Strategy. IKEA Archives.
The Economist. (2023). CSR as Strategic Risk Management.
Tolga AKAGÜN

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.