
Küçük Dokunuşlarla Büyük Dönüşümler: Uygulamalı Eğitim Örnekleri Üzerinden Uluslararası Bir Değerlendirme
Yazan: TOLGA AKAGÜN
Yayın: EulePage / Mayıs 2025
Giriş
Eğitim sistemlerinin dönüşümünde genellikle makro ölçekli reformlar tartışma konusu olurken, sınıf içinde öğretmenlerin yaptığı küçük dokunuşların da büyük etkiler yarattığı göz ardı edilmektedir. Bu yazıda Japonya ve Finlandiya gibi dünya çapında örnek gösterilen ülkelerdeki uygulamalı eğitim örnekleriyle birlikte, Türkiye’deki özel okul ve üniversitelerde öğretmen inisiyatifiyle hayata geçirilen uygulamalar karşılaştırmalı olarak ele alınmakta, bu örneklerin güçlü ve zayıf yönleri tartışılmaktadır.
Uluslararası Deneyimler: Japonya ve Finlandiya Örnekleri
Japonya: Sorumluluk Temelli Eğitim Kültürü
Japon eğitim sisteminde öğrencilerin okul temizliği gibi görevleri üstlenmesi, eğitimin toplumsal sorumluluk yönünü de kapsadığını ortaya koymaktadır. Bu yaklaşım, öğrencilerin görev bilincini ve kolektif yaşam becerilerini geliştirmeye yöneliktir.
Bu uygulama öğrencilerin aidiyet duygusunu güçlendirirken, okul kültürünü de destekler. Ancak bireysel özgürlük ve eleştirel düşünme becerileri açısından sınırlayıcı olabileceği unutulmamalıdır. Japonya’daki bu model, toplumun eğitimle kurduğu yapısal ilişkiyle desteklendiği için sürdürülebilir olabilmektedir.
Finlandiya: Özgürlük ve Güven Temelli Eğitim
Finlandiya’da öğretmenler geniş pedagojik özerkliğe sahiptir ve bu sayede ders içeriklerini öğrencilerin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenleyebilmektedir. Öğrenci merkezli, sınav baskısından uzak bu yaklaşım, öğrenmenin anlamlı ve kalıcı hale gelmesini sağlar.
Öğretmene duyulan güvenin yüksek olması, öğretmenin motivasyonunu ve mesleki yeterliliğini artırmaktadır. Fakat bu başarı, uzun vadeli eğitim yatırımları ve güçlü öğretmen yetiştirme sistemleriyle mümkün olmaktadır. Dolayısıyla bu modelin başka ülkelere aktarımı kültürel bağlam göz önünde bulundurularak yapılmalıdır.
Türkiye’den Uygulamalar: Bireysel Girişimler ve Kurumsal Yenilikler
Türkiye’de çoğunlukla merkeziyetçi bir eğitim anlayışı hâkim olsa da, bazı özel okullar ve üniversitelerde öğretmenlerin bireysel çabalarıyla yenilikçi uygulamalar geliştirilmektedir. Örneğin İstanbul’daki bir özel okulda başlatılan “doğa temelli öğrenme” uygulaması ile öğrenciler sınıf dışına çıkarılarak çevresel farkındalık kazandırılmaktadır. Benzer şekilde bazı üniversitelerde kullanılan dijital hasta simülasyon sistemleri, öğrencilerin mesleki becerilerinin yanı sıra empati ve karar verme yetilerini de geliştirmektedir.
Bu tür uygulamalar, öğrenmeyi yaşamla bütünleştirme açısından önemlidir. Ancak bu uygulamaların yaygınlaştırılması için sistematik destek mekanizmalarına ihtiyaç vardır. Sadece bireysel başarı öyküleri ile yetinilmemeli, bu örnekler kurumsal düzeye taşınmalıdır.
Uygulamalı Eğitim Örneklerinin Güçlü ve Zayıf Yönleri Pozitif Yönler
Öğrenci Katılımını Artırması: Uygulamalı yöntemler öğrencilerin sürece aktif katılımını sağlar, öğrenmeyi anlamlı ve kalıcı hale getirir.
Öğretmen Yaratıcılığını Desteklemesi: Öğretmenlere özgürlük tanıyan sistemler, öğretmenlerin kendilerini birer eğitim tasarımcısı gibi görmelerine olanak tanır.
Sosyal Sorumluluk Bilinci Kazandırması: Toplumsal iş birliğini merkeze alan uygulamalar, öğrencilerin topluma karşı duyarlılığını artırır.
Negatif Yönler Sistematik Yaygınlaşma Eksikliği: İyi uygulamalar çoğunlukla bireysel düzeyde kalmakta ve genel eğitim politikalarına entegre edilememektedir.
Ölçme-Değerlendirme Uyumsuzluğu: Geleneksel sınav sistemleri bu tür uygulamaların etkisini doğru şekilde ölçememektedir.
Kültürel ve Yönetsel Direnç: Yenilikçi uygulamalar, öğretmenlerin ve yöneticilerin alışkanlıklarını zorladığı için zaman zaman dirençle karşılaşmaktadır.
Sonuç ve Öneriler
Uygulamalı örnekler ve vaka analizleri, küçük değişimlerin büyük etkiler doğurabileceğini göstermektedir. Eğitimde kalıcı dönüşüm, yalnızca politika düzeyinde değil, sınıf içinde başlayan mikro yeniliklerle mümkün olabilir. Bu bağlamda, hem uluslararası örneklerden ders çıkarmak hem de yerli başarı hikâyelerini görünür kılmak önemlidir.
Öneriler:
Başarılı uygulamaların derlendiği dijital arşivler oluşturulmalı.
Öğretmenlerin bireysel projeleri için küçük fon destekleri sağlanmalı.
Eğitim fakülteleri, öğretmen adaylarını yenilikçi pedagojilere açık bireyler olarak yetiştirmeli.
Okul yöneticileri bu tür uygulamalara rehberlik etmeli.
Veliler de bilgilendirilerek sürece dahil edilmelidir.
Kaynakça:
Sahlberg, P. (2015). Finnish Lessons: What Can the World Learn from Educational Change in Finland? Teachers College Press.
Stevenson, H. W., & Stigler, J. W. (1992). The Learning Gap: Why Our Schools Are Failing and What We Can Learn from Japanese and Chinese Education. Simon & Schuster.
MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü. (2022). İyi Örnekler Projesi Raporu.
OECD. (2021). Teachers and Leaders in Schools – International Survey Results.
Şahin, İ. & Yıldırım, A. (2020). Türkiye’de Sınıf İklimi Uygulamaları Üzerine Bir Derleme. Eğitim Bilimleri Dergisi, 12(3), 234-245.

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.