Hataları Önlemenin Akıllı Yolu: Poka Yoke Yaklaşımı

Hataları Önlemenin Akıllı Yolu: Poka Yoke Yaklaşımı


Yazan: TOLGA AKAGÜN
Yayın: EulePage / Mayıs 2025


Modern üretim ve hizmet sektöründe insan hatalarının tamamen ortadan kaldırılması neredeyse imkânsızdır. Ancak bu hataların etkilerini sıfırlamak mümkündür. Japon üretim felsefesinden doğan Poka Yoke, tam da bu noktada devreye girer. Hataları kökten önlemek ya da hataların oluşmasını zorlaştırmak amacıyla geliştirilen bu yöntem, hem kaliteyi artırır hem de iş süreçlerini daha güvenilir hale getirir.


Poka Yoke’un Temel Özellikleri

Poka Yoke sistemleri genellikle basit, düşük maliyetli ve insan davranışlarını hesaba katan çözümlerden oluşur. Bu sistemlerde amaç, hata yapılmadan önce bireyi uyarmak ya da süreci fiziksel olarak hataya kapalı hale getirmektir. Örneğin, bir fişin yalnızca tek yönden takılabilmesi, bu yaklaşımın en sade ama etkili örneklerinden biridir.

Bu sistemin başarısının arkasındaki temel felsefe, insanın doğası gereği hata yapabileceğini kabul etmek ama süreci bu hataları tolere edecek şekilde yapılandırmaktır. Burada önemli olan şey, insanı “hatalı” olmakla suçlamak yerine, sistemi “yanlışa kapalı” hale getirmektir. Özellikle Türkiye’de otomotiv sektöründe montaj hatlarını yöneten birçok işletme, çalışanların montaj sırasını karıştırmaması için parçaları renk kodlarıyla eşleştiren görsel Poka Yoke sistemleri geliştirmiştir. Bu sadece kaliteyi artırmakla kalmaz, aynı zamanda çalışanlara güven verir ve üretim sürecindeki stres faktörlerini azaltır.

Dünya genelinde ise Honda fabrikalarında kullanılan, yanlış cıvata yerleşimi durumunda montaj robotunu otomatik durduran sistemler örnek verilebilir. Bu tür bir müdahale, insan-makine iş birliğinin bir yansımasıdır ve “önleyici zekâ” anlayışını üretim hattına entegre eder.


Örneklerle Poka Yoke

Poka Yoke uygulamaları, sadece üretim süreçlerine değil, günlük yaşama da entegre edilmiştir. Türkiye’deki yeni nesil çamaşır makineleri, kapağı açıkken çalışmayı reddeden sistemlerle donatılmıştır. Bu küçük gibi görünen ayrıntı, aslında kullanıcı hatasının önüne geçen büyük bir emniyet önlemidir. Günlük hayatta farkında olmadan maruz kaldığımız birçok kullanıcı dostu tasarımın ardında Poka Yoke düşüncesi yatar. Bu sistemler, görünmez güvenlik bariyerleri gibi çalışır; kullanıcının dikkatini toplamasa bile, sistemin güvenli işleyişini garanti altına alır.

Sağlık sektöründe kullanılan ilaç dağıtım sistemleri, yanlış ilacı almayı engelleyen renkli bölmelerle tasarlanır. Bu, hem hasta güvenliğini korur hem de sağlık çalışanlarının üzerindeki bilişsel yükü azaltır. Dünya çapında dikkat çeken bir başka örnek de Almanya’daki bazı hastanelerde uygulanmaktadır. Hastanın bileğine takılan barkodlar, ilaç verileceği zaman özel cihazlarla eşleştirilir. Eğer yanlış hasta veya yanlış ilaç okutulursa sistem otomatik olarak uyarı verir ve dağıtım işlemi durdurulur. Bu örnekler sadece teknik bir önlem değil, aynı zamanda etik sorumlulukların teknolojik yansımalarıdır.


Nerelerde Kullanılır?

Poka Yoke yaklaşımı sadece sanayi üretimiyle sınırlı değildir. Hizmet sektöründe, eğitimde, yazılım geliştirmede ve hatta şehir planlamasında bile kendine yer bulmuştur. Türkiye’de bazı üniversiteler, sınav evraklarının eksik doldurulmasını önlemek için, optik formlarda eksik alanları tarayan dijital sistemler kullanmaktadır. Bu da akademik süreçte hata payını azaltır. Buradaki asıl mesele sadece doğru formu almak değil, aynı zamanda adaletli bir ölçme ve değerlendirme sistemini sürdürülebilir kılmaktır.

Yazılım alanında ise kullanıcı bir formu eksik doldurduğunda, kırmızı uyarılarla hatanın düzeltilmesi istenir. Bu da yazılımsal bir Poka Yoke örneğidir. Buradaki dikkat çekici nokta, sistemin hata yapma ihtimalini sadece engellemesi değil, aynı zamanda kullanıcıyı eğitmesidir. Bu da Poka Yoke’un “sessiz öğretmen” yönünü ortaya koyar.

Japonya’da yaygın olarak kullanılan tren turnikelerinde, kart okunmadan geçilmek istenirse fiziksel olarak kapı kapanır. Bu sistem hem güvenliği hem de düzeni sağlar. Şehir planlamasında bile, yayaların sadece yaya geçidinden geçmesini sağlayan otomatik sesli uyarı sistemleri, modern birer Poka Yoke yorumudur.


Toplam Kalite Yönetimi ve Kaizen Bağlantısı

Poka Yoke, yalnızca hata önleme aracı değildir; aynı zamanda sürekli iyileştirme kültürünün bir parçasıdır. Japonya’da doğup dünya geneline yayılan Kaizen anlayışının yapı taşlarından biri olan bu yaklaşım, işletmelerde kalite yönetiminin temel dayanaklarından biri haline gelmiştir. Poka Yoke, Kaizen’in mikroskobik düzeydeki bir uygulamasıdır; yani büyük dönüşüm hareketlerinin temelindeki küçük ama stratejik değişikliklerdendir.

Türkiye’de beyaz eşya sektöründe faaliyet gösteren Arçelik, üretim hattında Poka Yoke prensiplerini yıllardır başarıyla uygular. Örneğin, yanlış parça montajını engelleyen geçmeli sistemler veya işçinin hangi parçayı takacağını gösteren ışıklı sinyal sistemleri bu anlayışın bir parçasıdır. Bu uygulamalar sayesinde hatalı üretim oranları düşürülmüş, çalışan memnuniyeti artırılmıştır. Aynı zamanda kalite kontrol süreçleri hızlanmıştır. Bu da Toplam Kalite Yönetimi’nin, yalın üretim ve Poka Yoke ile ne kadar iç içe olduğunu gösterir.

Bu tür sistemler yalnızca işletme verimliliğini artırmaz, aynı zamanda çalışanların yaptığı işe duyduğu güveni de yükseltir. İnsan kaynaklı hataların sıfıra inmesi, insanların daha özgüvenli çalışmasına, bu da doğrudan motivasyona etki eder. Kısacası Poka Yoke, sadece bir teknik çözüm değil, aynı zamanda psikolojik bir destek aracıdır.


Sonuç

Shingo’nun yaklaşımı, insan hatasını doğrudan suçlamadan çözüm üretmeyi esas aldığı için insan odaklı sistem tasarımında etik bir çerçeve oluşturur. “Hata yapan birey değil, hataya izin veren sistem sorumludur” anlayışı, iş yerinde güven iklimini güçlendirir. Bu anlayış aynı zamanda iş yerinde cezalandırma kültürünün yerini, destekleyici ve önleyici bir üretim anlayışına bırakmasını sağlar.

Imai’nin Kaizen felsefesi ise bu sistemin sadece teknik değil kültürel bir dönüşüm olduğuna işaret eder. Sürekli iyileştirme anlayışının merkezine insanı ve süreci koyması, Poka Yoke uygulamalarını yalnızca teknik bir başarı değil, aynı zamanda sosyal bir dönüşüm aracı haline getirir. Bu dönüşüm, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde iş kültürünün gelişmesi açısından da ilham vericidir.


Kaynaklar:

  • Shigeo Shingo. Zero Quality Control: Source Inspection and the Poka-Yoke System. Productivity Press, 1986.
  • Imai, Masaaki. Kaizen: The Key to Japan’s Competitive Success. McGraw-Hill Education, 1986.