
Dengeli Üretim Prensiplerinin Ulaşım Sistemlerine Uyarlanması: Akıllı Havalimanı Örneği
Yazan: TOLGA AKAGÜN
Yayın: EulePage / Mayıs 2025
Giriş: Üretim Hattından Terminale Uzanan Yol
Denge, insan yaşamının her alanında aranır; ulaşım ise bu arayışın en görünür yüzüdür. Modern havalimanları artık yalnızca uçuşların değil, teknolojiyle entegre olmuş birer operasyonel senfoninin merkezleridir. Bu senfonide küçük bir aksaklık, tüm sistemin ritmini bozar. Tam da bu noktada, üretim dünyasında doğan ama sınırlarını aşarak hizmet sektörüne de sirayet eden dengeli üretim (balanced production) yaklaşımı devreye girer.
İlk bakışta üretim sistemlerine özgü gibi görünse de, bu yaklaşım akıllı ulaşım sistemlerinin de temel taşıdır. Toyota Üretim Sistemi’nde kullanılan takt zamanı, bir ürünün üretim sürelerinin müşteri talebine göre düzenlenmesini sağlar. Bu anlayış, havalimanlarındaki yolcu hizmetlerinde de birebir uygulanabilir: Her bir yolcunun terminalden geçiş süreci bir “ürün” gibi yönetilmelidir.
Örneğin, Münih Havalimanı’nda yolcu akışının gerçek zamanlı veri analitiği ile izlenmesi ve güvenlik noktalarına bu verilere göre personel yönlendirilmesi, tam anlamıyla bir dengeleme stratejisidir. İstanbul Havalimanı’nda ise yapay zekâ destekli yönlendirme sistemleri, yoğunluk anlarında yolcuları alternatif güzergâhlara yönlendirerek tıkanıklığı önler. Her iki uygulama da gösteriyor ki, süreç dengelemesi yalnızca üretim bandında değil, insan trafiğinde de stratejik bir araçtır.
Dengeli Üretimin Yolcu Akışına Etkisi
Yolcu akışı, bir havalimanının “yaşayan sistemi”dir. Tıpkı bir fabrikada hammaddenin nihai ürünü oluşturması gibi, yolcunun terminale girişinden uçağa ulaşmasına dek olan yolculuğu da bir dizi operasyonel adım içerir. Bu adımlarda herhangi bir darboğaz, zincirleme gecikmelere yol açabilir. Dengeli üretim prensipleri, bu akışın her anını optimize ederek hizmet sürekliliğini garanti altına alır.
Örneğin, taktim zamanı mantığıyla, bir güvenlik kontrol noktasından saatte 600 yolcunun geçeceği hesaplandığında, personel ve altyapı ihtiyacı da bu hedefe uygun düzenlenir. Yolcunun ortalama bekleme süreci hesaplanarak, deneyimi iyileştiren ayarlamalar yapılabilir. Bu, hem operasyonel maliyetleri azaltır hem de yolcu memnuniyetini artırır.
Dengeli Üretimle Hizmet Kalitesinde Süreklilik
Akıllı havalimanlarında hizmet sürekliliği, yalnızca teknoloji ile değil, bu teknolojinin etkin yönetimi ile sağlanabilir. Yalın yönetim teknikleri, fazla kaynak tüketimini azaltırken “değer yaratmayan” adımları ortadan kaldırır. Bu anlayış, yolcu hizmetlerinden bagaj yönetimine kadar her süreçte uygulanabilir.
Örneğin, Heathrow Havalimanı’nda yapılan bir iyileştirme projesinde, değer akış haritalama (value stream mapping) yöntemi kullanılarak check-in süreçleri %22 oranında kısaltılmıştır. Bu, yalın düşünmenin hizmet alanlarında da etkili olduğunun bir kanıtıdır.
Dengeli Üretimle Hizmet Kalitesinde Süreklilik: İstanbul Havalimanı Örneği
Dengeli üretim prensipleri, sadece üretim hatlarında değil, hizmet sektöründe de süreçlerin sürdürülebilirliğini ve kalite sürekliliğini sağlamada etkin bir araçtır. Özellikle büyük ölçekli ulaşım altyapılarında bu prensiplerin uyarlanması, müşteri memnuniyetini artırmakta ve operasyonel verimliliği desteklemektedir. Bu bağlamda, İstanbul Havalimanı dengeli üretimin hizmet kalitesine etkisini analiz etmek için dikkat çekici bir örnektir.
1. Süreçlerin Standartlaştırılması ve Dijital Takip
İstanbul Havalimanı, operasyonel süreçlerde standardizasyonu sağlamak amacıyla yapay zekâ destekli dijital izleme sistemleri kullanmaktadır. Bu sistemler sayesinde uçuş bilgileri, bagaj akışı, yolcu yoğunluğu ve güvenlik prosedürleri anlık olarak izlenmekte ve olası aksaklıklara hızla müdahale edilebilmektedir.
2. İsrafın Azaltılması ve Kaynakların Verimli Kullanımı
Dengeli üretimin temel prensiplerinden biri olan “israfın önlenmesi”, İstanbul Havalimanı’nda enerji yönetimi, ulaşım planlaması ve temizlik süreçlerine başarıyla entegre edilmiştir. Akıllı aydınlatma sistemleri, elektrikli yer hizmet araçları ve gerçek zamanlı ulaşım yönlendirmeleri bu bağlamda öne çıkan uygulamalardır.
3. Müşteri Odaklı Hizmet Tasarımı
Hizmet kalitesinde süreklilik sağlamak için yolcu geri bildirimleri düzenli olarak analiz edilmekte ve bu veriler hizmet tasarımına entegre edilmektedir. Mobil uygulama üzerinden yapılan yönlendirmeler, kişiselleştirilmiş bilgilendirme sistemleri ve engelli bireyler için geliştirilen özel destek hatları bu yaklaşımın örneklerindendir.
4. Çalışan Eğitimi ve Katılımı
İstanbul Havalimanı’nda görev yapan personelin sürekli eğitimi, dengeli üretimin insan boyutunu desteklemektedir. Çalışanlar, yalın hizmet felsefesi çerçevesinde problem çözme, sürekli iyileştirme (Kaizen) ve takım çalışması konularında yetkinleştirilmektedir.
5. Sürekli İyileştirme (Kaizen) Kültürü
Geri bildirim döngüleriyle desteklenen sürekli iyileştirme sistemi sayesinde, hizmet kalitesindeki sapmalar zamanında tespit edilmekte ve çözüme kavuşturulmaktadır. İstanbul Havalimanı, bu çerçevede kalite kontrol ekipleri ve veri analiz sistemlerini bütünleşik olarak kullanmaktadır.
Sonuç
Dengeli üretim yaklaşımı, ulaşım sistemlerinde yalnızca maliyet azaltıcı bir teknik değil, aynı zamanda stratejik bir yönetim aracıdır. Akıllı havalimanları, bu prensipleri benimseyerek süreçlerini optimize edebilir, hizmet kalitesini artırabilir ve yolcu deneyimini iyileştirebilir. Gelecekte, bu prensiplerin otonom taksiler, yer hizmetleri robotları ve yapay zekâ destekli karar sistemleriyle daha da entegre hale gelmesi kaçınılmazdır.
Kaynakça
- Liker, J. (2004). The Toyota Way: 14 Management Principles from the World’s Greatest Manufacturer. McGraw-Hill.
- Ohno, T. (1988). Toyota Production System: Beyond Large-Scale Production. Productivity Press.
- ACI Europe (2023). Airport Digital Transformation Report.
- IATA (2022). Passenger Flow Management Guidelines.
- Coccia, M. (2019). “The Fishbone Diagram to Identify, Systematize and Analyze the Sources of General Purpose Technologies”, Technology Analysis & Strategic Management, 31(4), 381-395.

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.