Kaliteli İnsan, Kaizen ve Bozgunculuğa Karşı Durmak

Tolga AKAGÜN


Hayat yolculuğunda insanın en önemli görevlerinden biri kendini geliştirmektir.

Hayat yolculuğunda insanın en önemli görevlerinden biri kendini geliştirmektir. Ancak gerçek kalite, yalnızca bireysel gelişimde değil; aynı zamanda çevresini geliştirmede, başkalarının da hayatına dokunabilmekte yatar. Kaliteli insan, empati kurabilen, tutarlı davranan, disiplinli ve paylaşımcı olandır.

Bu yaklaşım, Japon iş dünyasından doğup evrensel bir felsefeye dönüşen Kaizen ile güçlü bir bağ kurar. Kaizen, küçük ama sürekli adımlarla gelişmeyi ifade eder. Aslında kaliteli insan, Kaizen’i yaşam biçimi hâline getiren insandır: Hem kendi yolculuğunda ilerler, hem de çevresini bu iyileştirme sürecine dahil eder.

Kaliteli İnsan = Yaşayan Kaizen

Bir lideri düşünün…
Ekibini gerçekten dinleyen, sadece hataları değil başarıları da görünür kılan, küçük kazanımları değerli gören ve başkalarını sürece dahil eden… Bu lider, Kaizen’in özüyle hareket eder. Çünkü Kaizen sadece bir yöntem değil, insanı merkeze alan bir kültürdür.


İyi Niyetin Karşısındaki Bozguncular

Ne var ki, her iyi niyetli yolculukta karşıya çıkan engeller vardır. Bazen ekip içinde ya da toplulukta bir “bozguncu” çıkar. Bu kişiler kimi zaman alışkanlıklarından dolayı değişime direnç gösterir, kimi zaman da bilinçli şekilde süreci sabote eder.

İşte bu noktada, Kaizen’in değerleri korunarak izlenecek politika kritik hâle gelir. Çünkü amaç, bozgunculuğu cezalandırmak değil; iyileştirme kültürünü yaşatmak ve korumaktır.


Kaizen’in Bozguncuya Karşı Politikası

  1. Şeffaflık

Sorunları gizlemek, bozgunculuğu güçlendirir. Kaizen’de sorunlar açık ve yapıcı şekilde dile getirilir. Amaç suçlamak değil, çözüm üretmektir.

Örnek: Toplantılarda sürekli alaycı yorumlarla süreci baltalayan bir ekip üyesine lider, özel görüşmede şunu sorar: “Söylediklerin ekibin motivasyonunu nasıl etkiliyor fark ediyor musun? Daha yapıcı nasıl olabiliriz?”

  1. Ortak Amaç

Bozgunculuk çoğunlukla bireysel çıkarlarla beslenir. Bu noktada “biz” duygusunu hatırlatmak gerekir. Ortak hedef, kişisel dirençleri yumuşatır.

Örnek: Yeni bir sürece itiraz eden çalışana lider şöyle der: “Bu yöntem sayesinde hepimiz iş yükümüzü %10 azaltacağız. Yani senin de daha fazla zamanın olacak.”

  1. Pozitif Çekim

Olumsuzluk ancak pozitif örneklerle dengelenebilir. Küçük başarılar kutlandığında, bozguncunun sesi zayıflar.

Örnek: Üretim hattında hata oranı %15 düşmüşse, lider bunu tüm ekiple kutlar. Bozguncunun “bu sistem işe yaramaz” sözleri, somut başarı karşısında etkisizleşir.

  1. Sınır Koyma

Tüm yapıcı çabalara rağmen bozgunculuk devam ediyorsa, net sınırlar gerekir. Kaizen saygı ve sürekli gelişim üzerine kuruludur; buna zarar veren tavırlara izin verilmez.

Örnek: Uyarılara rağmen sabotajı sürdüren çalışana lider şöyle der: “Bu davranış ekibimizin değerlerine zarar veriyor. Eğer devam ederse birlikte ilerlememiz mümkün değil.”


Gelişimde Temizlik

Bozguncular aslında bir sınavdır. Ya sürece dahil olur ve dönüşürler, ya da sistemin dışında kalırlar. Her iki durumda da Kaizen kültürü güçlenir, ekip temizlenir ve gelişim yolculuğu daha sağlam adımlarla ilerler.

Kaliteli insan olmak, Kaizen’i yaşamak demektir: Empatiyle yaklaşmak, tutarlı ve disiplinli olmak, hem kendini hem de çevresini geliştirmeye niyet etmek… Ve gerektiğinde de değerleri korumak için sınır koyabilmek.